1915'te Ermenilere Ne Oldu ?

1915'TE ERMENİLERE NE OLDU ?
 
I.Cihan Harbi, insanlık için büyük felâketlere yol açtı. Asırlardır sükûnet içinde yaşayan Osmanlı halkları ise, en büyük acıyı çekti.

Ermeniler, Osmanlılarda millet sistemi içinde mütalaa edilen Ortodoks ve Yahudilerle beraber üç gayrımilletten birisidir. Anadolu’nun yeni hâkimleriyle sağladıkları uyum sebebiyle, “millet-i sâdıka” diye anıldı. Osmanlı kayıtlarına göre 1914 senesinde Osmanlı ülkesindeki Ermeni nüfusu 67 bini Katolik olmak üzere 1.230.000 civarında idi (nüfusun % 6,6’sı). 1908 yılında Osmanlı parlamentosunda 14 Ermeni mebus bulunuyordu.

Anadolu Şiiri

ANADOLU

Ben Anadoluyum... 
Yıllar yılı susuz kaldım, yıllar yılı aç... 

Şükrederek, kalktığım sofralarımda 
Ya soğan ekmek olur, yahut bulamaç. 

Hastalarım ölüm yataklarında 
Ne doktor yüzü gördüm, ne ilaç. 

Zaman zaman nankör çıktı büyütüp okuttuğum, 
Gölge vermedi çok kere diktiğim ağaç... 

Devlet denince hep vergi geldi aklıma 
Jandarma deyince kırbaç... 

En gümrah ırmaklarım boşuna akıp gitti 
Üç beş adım ötesinde toprağım vardı kıraç. 

Gittim, yiğitçe döğüştüm gazâ meydanlarında 
Ne tak-ı zaferler istedim, ne taç... 

Savaşta çiğnetmedim hilâli düşmanlara 
Barışta düştü üstüme gölge gölge haç... 

Yolsuz, okulsuz köylerim, kasabalarım hâlâ 
Alın terine muhtaç... 

Ben Anadoluyum, acılı, mahzun; 
Bende bitmez tükenmez dert kulaç kulaç...

 


Yavuz Bülent BAKİLER

Anadolu

ANADOLU

Ben Anadoluyum... 
Yıllar yılı susuz kaldım, yıllar yılı aç... 

Şükrederek, kalktığım sofralarımda 
Ya soğan ekmek olur, yahut bulamaç. 

Hastalarım ölüm yataklarında 
Ne doktor yüzü gördüm, ne ilaç. 

Zaman zaman nankör çıktı büyütüp okuttuğum, 
Gölge vermedi çok kere diktiğim ağaç... 

Devlet denince hep vergi geldi aklıma 
Jandarma deyince kırbaç... 

En gümrah ırmaklarım boşuna akıp gitti 
Üç beş adım ötesinde toprağım vardı kıraç. 

Gittim, yiğitçe döğüştüm gazâ meydanlarında 
Ne tak-ı zaferler istedim, ne taç... 

Savaşta çiğnetmedim hilâli düşmanlara 
Barışta düştü üstüme gölge gölge haç... 

Yolsuz, okulsuz köylerim, kasabalarım hâlâ 
Alın terine muhtaç... 

Ben Anadoluyum, acılı, mahzun; 
Bende bitmez tükenmez dert kulaç kulaç...

 


Yavuz Bülent BAKİLER

Avrupa'nın Karanlık Tarihi

 ŞİDDET BATIDAN DOĞAR

“Şiddet, Avrupa’nın Tanrısıdır.”der Cemil Meriç “Bu Ülke” adlı eserinde. Meriç’e göre çağdaş Avrupa’nın en insancı filozofları bile şiddete âşıktır. Avrupalı    şiddeti savunur ve insanoğlunun alınyazısı gibi görür. Yunan, İskandinav ve Germen destanlarının çoğu cinayet yıllıklarından başka bir şey değildir.

Devamını oku...