Türk-İslâm Tarihinde Rasathaneler

TÜRK - İSLÂM TARİHİNDE RASATHANELER*

                                                                                                                                  Zafer ŞEN

 

Arapça rasad (gözetleme) ve Farsça hâne (ev) kelimelerinden oluşan rasad-hâne-nin Arapça’sı beytü’r-rasad / marsaddır; Farsça’da rasad-gâh da kullanılır. Uzayda bulunan cisimleri incelemeye elverişli teleskop ve diğer yardımcı âletlerle donatılmış kubbesi açık özel binâlar olan rasathaneler, üzerindeki kubbe döner tertibâtlı olup, ekseni etrâfında 360° döner. Kubbenin üst orta kısmında boydan boya yarık şeklinde açıklık vardır. Bu yarık bir perde ile kapalı olup, gerektiği kadar açılabilir özelliktedir. Teleskop bu açıklıktan gökyüzüne doğru yöneltilir. Modern rasathânelerin hemen yan tarafında, idârî binâ, kütüphâne gibi yardımcı binâlar bulunur.

İslâm tarihinde rasathâne ilk defa düzenli gözlemler yapmak üzere açılan, içinde çoğu müslüman astronomlar tarafından icat edilmiş gözlem araçları bulunan, matematikçi ve astronomların birlikte görev aldığı bir kurumdur.           

Rasathaneler genellikle , ya bir medreseye bağlı olarak kurulurdu veya sadece içinde gözlemle birlikte astronomi ilminin yapıldığı bağımsız bir medrese ve kurum olarak kurulurdu.Mesela Merâğa Rasathanesi gibi. İdari açıdan bakılacak olursa ,rasathanelerde bilimsel ve idari işleri yürüten bir müdürle, bilim adamlarının ve rasathanenin diğer işlerini gören hizmetliler bulunurdu. Rasathanelerin mali ihtiyacı ya doğrudan doğruya devlet tarafından ya da vezirler, devlet adamları ve bilim seven zenginler tarafından karşılanırdı. Tam teşekküllü ve gerçek manasında bir akademik kurum olarak rasathaneler ilk defa İslâm medeniyetinde ortaya çıkmışlardır. Daha önceki medeniyetlerde mesela eski Yunanda , gözlemler ya yüksek tepelerde veya uygun yere kurulmuş kule biçimindeki basit binalarda yapılıyordu.

Türk-İslam medeniyetinde iki çeşit rasathane türüne rastlanır : Resmi rasathaneler, özel rasathaneler .

A-RESMİ RASATHANELER

            Devlet eliyle ve hükümdarlar tarafından kurulan ,mali ve idari yönetimi devlet tarafından yürütülen rasathanelere resmi rasathaneler denir. İslam dünyasındaki rasathanelerin çoğu bu türdendir.Şimdi bunlardan bazılarını en eskilerinden başlamak üzere kısaca tanıtalım.

1.Şemmasiye Rasathanesi

            Şemmasiye ,İslam dünyasında kurulan ilk rasathanedir. Abbasi Halifesi Memun (813-833) tarafından Bağdat’ta kurulmuştur.Rasathanenin kuruluş tarihi kesin olarak bilemiyoruz. Burada kendilerine “Memun’un Astronomları” adı verilen bir grup ilk Müslüman astronomların burada bilimsel ve idari görev aldıklarını görüyoruz. Sened İbn Ali ,Yahya İbn Ebu Mansur, El-Cevheri, El-Harazmi, Abdülmelik El Merverudi ve Ali ibn İsa El Usturlabi gibi önemli astronomlar onlar arasındaydı. Bunlar daha çok güneşi ve ayı gözlüyorlardı.Onların astronomik tablo ve cetvellerini (ziclerini) hazırlıyorlardı.

2.Kâsiyun Rasathanesi

Yine Abbasi Halifesi Memun Şemmasiye’nin kuruluşundan kısa bir süre sonra Şam’daki Kasiyun dağı üzerindeki Deyr-Murran denilen yerde ikinci bir rasathane kurdurmuştur.Kuruluş yerine nispetle buna Kasiyun Rasathanesi adı verilmiştir.Bu rasathane Şemmasiye’nin daha geliştirilmiş bir şeklidir.Kasiyun hakkında bilgi veren yazarlar , msela Biruni , burada güneş ve ay gözlemlerinin yanısıra bazı yıldız ve gezegenlerin gözlemlerinin de yapıldığını haber vermektedir.

Bu rasathane ile ilgili verilen bilgilerin en önemlilerinden birisi , orada güneş,ay ve bazı gezegenlerin daimi surette bütün bir yıl boyunca her gün yapıldığı hususudur.  Böyle bir gözlem türü , Batıda ancak bilindiği gibi XVI. Yüzyıllarda ilk defa Tycho Brahe ile başlamıştır.Burada hazırlanmış bir yıldız kataloğundan da söz edilmektedir.

3.Bağdat Rasathanesi

            Büveyhihükümdarlarından Şerefüddevle (982-989) Bağdat’taki sarayının bahçesinde 982 yılında bir rasathane kurdurmuştur ki ,Şerefüddevle veya Bağdat rasathanesi diye anılmaktadır.Bu rasathanede bilimsel çalışma yapanlar şu meşhur matematikçiler ve astronomlar vardır: Abdurrahman es-Sufi, Abu Hamid Ahmed es-Sağani, Enu Sehl el-Kuhi ve Ebul Vefa el-Buzcani’dir.

4.Hemedan Rasathanesi

            İsfahan emiri Alaüddevle içim İbn Sina’nın yaklaşık 1025 senesinde Hemedan’da kurduğu önemli rasathanelerdendir. İbn Sina ile birlikte talebesi ve arkdaşı El-Cüzcani bu rasathanede görev yapmışlardır. Burada ilk defa mikrometreye benzer bir alet kullanılmıştır. Gözlem aletleri alanında bu aletin astronomiye büyük katkıları olmuştur.

5.Melikşah Rasathanesi

            Bu rasathane Büyük Selçuklu hükümdarı Melikşah tarafından kurulmuştur.Kuruluşu için Melikşah çok büyük miktarda para harcamıştır. İsfahan şehrinde kurulan rasathane 1075 yılı civarında tamamlanmıştır.Burada devrin en gözde bilginleri görev almıştır.Bunlar arasında Ömer Hayyam¸Ebul Muzaffer el-İsfizari, Meymun İbn Necip el-Vasiti, Muhammed İbn Ahmed el-Memuri, El-Beyhaki ve Ebul Abbas el-Levkeri gibi matematikçi ve astronomlar vardı.Ömer Hayyam ve bu bilim adamları tarafından Celali Takvimi hazırlamışlardır. Bu takvim Tarih-i Meliki veya Takvim-i Melikşahi olarak ta bilinmektedir.Bu takvim Gregoryan adıyla anılan bugün kullanmakta olduğumuz takvimden daha hassas ve doğruydu.Halbuki Gregoryan’ın kendi adıyla düzenlettiği takvim Melikşah takviminden tam altı asır sonradır.

 

 

6.Merâga Rasathanesi

            Bu rasathaneİlhanlı hükümdarı Hülagü tarafından bugün İran toprakları içinde bulunan Merâga şehrinde 1259 yılında kurdurulmuştur. Yönetimi de dönemin ünlü bilgini Nasirüddin Tusi’ye verilmiştir. Merâga rasathanesi sadece bir gözlemevi niteliğinde değildi, içerisinde başta astronomi ve matematik derslerinin verildiği bir bilim ve fakültesi özelliğine de sahipti.Dörtyüzbin cilt kitaba sahip kütüphanesi vardı.Altmış yıl aktif hizmet gördü.Çok zengin aletleri ihtiva etmekteydi. Nasirüddin Tusi yönetiminde çalışan bazı bilginler ise şunlardır; Ali bin Ömer el-Kazvini, Muhyiddin el-Mağribi, Esirüddin el-Ebheri, Fahrüddin el-Ahlati ve Kutbettin Şirazi’dir.

            Merâga rasathanesinin bir özelliği de , milletler arası bir kurum haline gelmiş olmasıdır. Müslüman talebelerden başka yabancı talebeleri de vardı. Bunlar arasında  Müslümanlarca Ebul Fereç olarak bilinen Hristiyan Süryani Bar Hebcarus ve Çinli Fao Munji de yer almaktaydı.

7.Semerkant Rasathanesi

            Timur imparatorluğu hükümdarı olan Uluğ Bey (1394-1449) aynı zamanda bilim adamı idi.Semerkant’ta 1420 senesinde en modern rasathaneyi kurdurmuştur. Yönetimini bizzat kendisi üstlenmiştir .Onun yönetiminde , devrin en seçkin bilginlerinden olan Gıyaseddin el-Kaşani, Kadızade-i Rumi ve Ali Kuşçu gibi matematikçi ve astronomlar vazife yapmışlardır.1449 yılında Uluğ Bey tarafından tamamlanan astronomik tablolar Zic-i uluğ Bey adını taşır.Bu rasathane Batıda kurulan rasathanelere örnek teşkil etmiştir. Uluğ Bey Zic’i batılı dillere çevrilerek yayınlanmıştır.

8.İstanbul Rasathanesi

            III.Murad tarafından 1575 yılında Tophane tepesinde kurdurulmuştur. Kurucusu meşhur matematikçi ve astronom Takiyüddin el-Raşit (1521-1585) ‘tir. Özellikle binasının tarzı ve kullanılan aletlerin mükemmelliği yönünden , Kepler’in asistanı Tycho Brahe’nin rasathanesinden daha ileride idi. Takiyyüddin’in âlet sayısı fazlaydı ve kullandığı saat, Brahe’dan daha dakik olduğu için, rasadları da daha netti. Otomatik makineler hakkında Turuku’s-seniyye adlı eseri sahasında ilktir. Tıp-zoolojide bir, fizik-mekanikte üç, matematikte beş ve astronomide yirmi tane eseri vardır ki, çoğu tetkik edilmemiştir. Cisimlerin özgül ağırlığına ve Arşimedin hidrostatik tecrübelerine dair eseri dikkat çekicidir.

Bu rasathane uzun ömürlü olamadı devrin Şeyhülislamlarının fetvasıyla 1582 yılında yıktırılmıştır.

3.Anadolu Rasathaneleri

            Diğer İslam ülkeleri gibi , Anadolu’da astronomi ve gözlem çalışmalarına sahne olmuştur. Anadolu Selçukluları devrinde 1272 yılında Kırşehir’de kurulan Caca Bey Rasathanesi ile Beylikler devrinde Kütahya’da kurulan Vacidiye Medresesi bunların en önemlileridir.

 

B-ÖZEL RASATHANELER

            Özel rasathanelerin en eskilerinden birisi ,Musaoğulları olarak bilinen Muhammed ,Ahmed ve Şakir kardeşlerin Bağdat yakınlarında kendi evlerinde 840-869 yıllarında faaliyet gösteren rasathanedir.Bir başka örnek meşhur astronom ve matematikçi el-Battani’nin rasathanesidir.Bu bilgin şahsi parasıyla yaptırdığı rasathanesinde 887-918 seneleri arasında önemli gözlemler yapmıştır. Bunun gibi bazı özel rasathaneler de mevcuttu.

 

 *23.01.2017 , İstanbul 

 

BİBLİYOGRAFYA

1.Rasathane , Salim AYDÜZ, TDV İslam Ansiklopedisi ,cilt 34, S.456

2.İslam’da Bilim ve Teknoloji Tarihi, Prof. Dr. Mehmet BAYRAKTAR, TDV yay, Ankara ,2012

3. İstanbul Rasathanesi , Ord. Prof. Dr. Süheyl ÜNVER, İstanbul ,2014

4. Tanınmayan Büyük Çağ , Prof. Dr. Fuat SEZGİN, Timaş yay, İstanbul ,2014

5.İslam Uygarlığında Astronomi Coğrafya ve Denizcilik, Prof. Dr. Fuat SEZGİN, Boyut yay, İstanbul ,2009

6.Nasir-ud-dini Tusi ve Merâga Rasathanesi , Dr. Aydın SAYILI , Ank Üni. DTCF Dergisi Sayı 1-2,Ankara ,1953

7.İslam’da Bilim Tarihi , Prof. Dr.İsmail YAKIT, Necdet DURAK ,Fakülte Kitap, İstanbul, 2002

8. İslam’da Bilim Tarihi , Prof. Dr. Ahmet Turan YÜKSEL ,Kitap Dünyası, İstanbul ,2012

9. Sultan Melikşah Devrinde Selçuklu İmparatorluğu , Prof. Dr. İbrahim KAFESOĞLU , Ötüken yay., İstanbul , 2014

10.Uluğ Bey , Zeynep SEVİNÇ, Belge yay., İstanbul ,2014

11.Takiyüddin ve Yıkılan Rasathanesi Hakkında Efsaneler , Prof .Dr. Ekrem Buğra EKİNCİ , http://www.ekrembugraekinci.com/makale.asp?id=566 , İstanbul ,2015

Mevlana Celaleddin-i Rumi

MEVLANA CELALEDDİN-İ RUMİ*

Zafer ŞEN


            Haçlı seferlerinin izleri hala sürerken, Moğol istilaları Anadolu’yu kasıp kavururken , toprak kanla sulanmışken ,yokluk varken yoksulluk varken 13.yüzyılda bir ses gönüllere merhem kalplere umut olmak için “gel” diyordu. Mevlana’dan cümle aleme yapılmış bu davet ,güneşten gelen bu ışık yüzyıllardır dünyayı aydınlatmaya devam etmektedir.

Mevlana Şems’i olmadan anlaşılmaz.Çünkü o Şems’te Hakkı gördü.Hak aşkıyla canından geçti.Kâh hırkasını bırakıp dünyaya indi,kâh siyaha dolanıp göklere erdi.Şems’ten önce aşkı takvasında gizliyken ,Şems’ten sonra takvası aşkında gizlendi.

Mevlana Celaleddin-i Rumi 1207’de dünyaya geldi.Ailesiyle birlikte uzun yıllar Semerkant,Horosan,Bağdat,Mekke,Şam şehirlerine ,Anadolu’ya ve nihayetinde Konya’ya uzanan bir büyük coğrafyada dolaştı.Seyyid Burhaneddin Muhakkık-ı Tırmizi’nin rehberliğinde Hakkı aradı.Şam’da Muhyiddin-i İbnül Arabi ,Sadeddin-i Hammuye, Osman-ı Rumi, Evhaüddün-i Kirmani ve Sadrettin-i Konevi’nin sohbetlerine katıldı.

Bütün bu yollar yolculuklar onun hamurunu yoğurdu.Ama o demini Konya’da aldı.O her şerrin içinde bin hayır aradı.Mevlana’ya göre görünüşte ayrılık olsa da ;varlıkta birlik Vahdet-i vücut esastır.Kötülük iyilikten ayrılmaz.Küfür olmadan din olmaz çünkü din küfrü bırakmaktır.Bunların yaratıcısı da birdir.

Moğollar Konya’yı kuşattığında dönemin büyük gücünü yükselişini idrak ederken zulmün sonda olduğunu dile getiriyordu.Bu nedenle kimileri onun Moğol sempatizanı olduğunu düşündü.Ama sonuç Mevlana’nın öngördüğü şekilde gerçekleşti.Moğolların bu kısmı Müslüman oldu.

Şems ile Mevlana bir rivayete göre Konya Pirinççiler Hanında ilk kez birbirlerini gördüler.Bu hana iki ruhani gücün buluşması manasında Mecmül Bahreyn iki denizin kavuştuğu yer denildi. Mevlana otuzyedi yaşında tanıştığı Şems’in ilhamıyla şiir yazmaya sema dönmeye başladı.Erenlerin şiirinin neşe dünyasında nurdan doğduğunu fark etti.Gönüllerin dönüşünü aşktan bil der Mevlana.Aşk olmasaydı dünya donar kalırdı.Mevlana Şems’le karşılaştıktan sonra vaazlarını,derslerini,müridlerin irşadını bir yana bıraktı.Bu durum çevresindekilerin Şems’e karşı kin beslemelerine sebeb oldu.Ve Şems ansızın şehri terketti.Mevlana oğlu Sultan Veled’i Şam’a Şems’in yanında gönderdi.Israrlı davet karşısında Şems tekrar Konya’ya geri geldi.Mevlana’nın medresesindeki hücresinde altı ay marifetullaha dair sohbet ettiler.Ve Şems bir gün ansızın kayıplara karıştı.Ahmet Eflaki Şems kaybolmadan önce kendisine suikast teşebbüsünde bulunulduğunu ,suikastçilerin içinde Mevlana’nın oğlu Alaaddin’in de bulunduğunu yazar.Sultan Veled Şems’in kaybolmasının ardından babasının aşkla şiirler söylemeye başladığını ve gece gündüz hiç ara vermeden sema yaptığını belirtmektedir.Mevlana bundan sonra gazellerinin son beyitlerinde kendi mahlasını değil Şems-i Tebrizi adını koyar.

Mevlana 17 Aralık 1273 tarihinde vefat etti.Sultan Veled Mevlana’nın cenazesine her din ve mezhepten çok kalabalık bir topluluğun katıldığını ,Müslümanlığın onu Hz.Muhammed (S.A.V.)’in nuru ve sırrı  ,Hristiyanlığın İsa (a.s.) ,Yahudilerinde Musa (a.s.) olarak gördüklerini yazar.Ölümü bir kavuşma olarak gören bu erenin ölüm gününe Şab-i Arus düğün gecesi denir.

Mevlana iki farklı akıl türünden söz eder.Biri kitaplardan ve hocalardan edinilen ve hafıza levhasında korunan akıldır.Fakat gerçek akıl Levhi Mahfuz’dan gelen akıldır.Cüz-i aklın ötesine geçenlerin gönül levhalarında tecelli eder.Günümüzde belki de her zamankinden daha çok lazım olan akıl bu akıldır.

 

Yaşamını Hamdım,piştim,yandım şeklinde özetleyen Mevlana’nın eserleri ise ;Mesnevi,Divan-ı Kebir ,Mektubat,Fihi Mafih, Mecalis-i Seba’dır. 

 

*30.12.2016/İstanbul

Osmanlı'da Kardeş Katli Meselesi

 

“Osmanlı Kanunnâmeleri ve Hukukî Tahlilleri” isimli eserimizin I. Cildinin neşredilmesi, değişik fikirlere mensup farklı meclislerde muhtelif yorumlara vesile oldu. İnsana ait her eser, mutlaka eksik doğar ve yapıcı tenkitlerle mükemmel hale gelir veya daha sonra bu mevzûda kalem oynatanlar tarafından kemal noktasına doğru götürülmeye çalışılır.

Devamını oku...

Avrupa'nın Karanlık Tarihi

 ŞİDDET BATIDAN DOĞAR

“Şiddet, Avrupa’nın Tanrısıdır.”der Cemil Meriç “Bu Ülke” adlı eserinde. Meriç’e göre çağdaş Avrupa’nın en insancı filozofları bile şiddete âşıktır. Avrupalı    şiddeti savunur ve insanoğlunun alınyazısı gibi görür. Yunan, İskandinav ve Germen destanlarının çoğu cinayet yıllıklarından başka bir şey değildir.

Devamını oku...

Bağlantılar

 

Türk Tarih Kurumu              : www.ttk.gov.tr

İslâm Ansiklopedisi              : www.tdvia.org

Prof.Dr.Halil İNALCIK           : www.inalcik.com

Prof.Dr.Ekrem Buğra Ekinci  : www.ekrembugraekinci.com

Prof.Dr.Ahmet Şimşirgil       : www.ahmetsimsirgil.com

Devlet Arşivleri                  : www.devletarsivleri.gov.tr

İstanbul Kadı Sicilleri         : www.kadisicilleri.org

Endülüs Al-Andalus           : www.endulus.net